30 Ekim 2014 Perşembe

Hızlı Sürücü İyi Sürücü Müdür?

"Sürüş Teknikleri" ve "Kaza Oranları" incelendiği zaman aralarındaki ilişki için iki öngörü bulunmakta. 

1. Sürüş Teknikleri arttıkça kaza oranı düşer mi?
2. Sürüş Teknikleri arttıkça kaza oranları artar mı?

Sürüş teknikleri, teknik becerilerin artması halinde kaza oranlarının düşeceği yani 1. seçeneğin doğru olacağını düşünmeniz gayet normal. Ancak, yapılan incelemeler bunun pek doğru olmadığını göstermekte. Yani sürüş tekniklerinin artırılması, tek başına kaza oranlarını düşürmek için yeterli değil, bilakis kaza oranları bu durumda artış eğilimine girmektedir. Bunun nedeni incelendiğinde, sürüş tekniklerini öğrenmek ile, "güvenli" sürüş tekniklerinin öğrenilmesinin farklı şeyler olduğunun fark edilmemesi olduğunun anlaşılmasıdır.

O zaman öncelikle Güvenli Sürüş Nedir, önce buna bir bakalım;

Güvenli Sürüş: Sürücünün, sürüşün her anında aracına tam olarak hakim olması,
Araç dışından, gelen uyarıcılara seri şekilde cevap verebilmesi, 
Aracını doğru yerde ve doğru pozisyonda kullanması, 
Olması gerektiği sürede intikalini en güvenli şekilde tamamlaması,
Aracını ve aracının limitlerini tam olarak tanımasıdır.
 
Tabi bununla beraber Güvenli Sürüş Ne Değildir, ona da bakalım;
Hız limitlerinin aşılması, emniyet kemerinin takılmaması, 
uykusuz ve yorgun yola çıkılması, 
diğer yaya ve sürücülere saygısız davranılması, 
kaza yapmak ve yaptırmak, yaralama, maddi hasar, hatta ölüme sebebiyet vermek değildir.

Unutmayalım ki; bir sürücüyü "iyi sürücü" yapan, ne kadar hızlı gittiği değil; hem kendisi hem de çevresi açısından ne kadar dikkatli ve güvenli gittiğidir. 

29 Eylül 2014 Pazartesi

Hamilton'lu Mercedes Singapur'da Liderliğini Devam Ettirdi


Mercedes'in başarılı pilotu Lewis Hamilton, rahat geçmesi beklenen Singapur GP'sinde önce zora soktuğu yarışı, akıl almaz gayreti ile 1. sırada tamamladı.
Diğer Mercedes Pilotu Nico Rosberg ise, aracında meydana gelen teknik arıza nedeniyle yarışı tamamlayamadı.

İnfiniti Red Bul pilotları Vettel ve Ricciardo'nun 2. ve 3. sırada bitirdiği yarışta, Ferrari'den Alonso 4. ve Williams'dan Massa 5. sırada tamamladı.

Singapur GP'si sonrasında markalar klasmanında Mercedes, Pilotlar klasmanında Lewis Hamilton'un birinciliği devam ediyor.  5 Ekim 2014 tarihindeki Japonya GP'si öncesi markalar ve pilotlar sıralaması aşağıdaki şekilde oluştu.

F1 Pilotları Puan Durumu

 Lewis Hamilton     241
 Nico Rosberg       238
 Daniele Ricciardo  181
 Fernando Alonso    133
 Sebastian Vettel   124


F1 Takımları Puan Durumu

 Mercedes GP        479
 Red Bull           305
 Williams           187
 Ferrari            178
 Force India        117

2014 Singapur GP Yarış Sonucu:
PozSürücüTakımZaman
1Lewis HamiltonMercedes AMG Petronas F1 Team2s00d04.795s
2Sebastian VettelInfiniti Red Bull Racing2h00m18.329s
3Daniel RicciardoInfiniti Red Bull Racing2h00m19.068s
4Fernando AlonsoScuderia Ferrari2h00m20.184s
5Felipe MassaWilliams Martini Racing2h00m46.956s
6Jean-Eric VergneScuderia Toro Rosso2h01m01.596s
7Sergio PerezSahara Force India F1 Team2h01m03.833s
8Kimi RaikkonenScuderia Ferrari2h01m05.436s
9Nico HulkenbergSahara Force India F1 Team2h01m06.456s
10Kevin MagnussenMcLaren Mercedes2h01m07.025s
11Valtteri BottasWilliams Martini Racing2h01m09.860s
12Pastor MaldonadoLotus F1 Team2h01m11.710s
13Romain GrosjeanLotus F1 Team2h01m12.824s
14Daniil KvyatScuderia Toro Rosso2h01m16.803s
15Marcus EricssonCaterham F1 Team2h01m38.983s
16Jules BianchiMarussia F1 Team2h01m39.338s
17Max ChiltonMarussia F1 Team-
-Jenson ButtonMcLaren Mercedes-
-Adrian SutilSauber F1 Team-
-Esteban GutierrezSauber F1 Team-
-Nico RosbergMercedes AMG Petronas F1 Team-
-Kamui KobayashiCaterham F1 Team-

1 Eylül 2014 Pazartesi

Dizel mi, Benzinli mi?

Arkadaşlar,
Bosch'un aşağıdaki önerisini dikkate almak isteyebilirsiniz. Sonuçta dizel mi benzinli mi araç alma konusunda herkesin bir fikri var, bakalım bosch ne öneriyor?

- Yüzde 25’e kadar az yakıt tüketen dizel araçlara karşı, fiyatı ve masrafları daha az olan benzinli araçlar sürücülerin aklını karıştırıyor.
- Bosch yeni araba satın alacak sürücülerin en büyük sorularından biri olan dizel mi, benzinli mi çelişkisinin yanıtını veriyor.
- Yılda 15 bin kilometrenin üzerinde yol yapan sürücülerin dizeli tercih etmesi tavsiye ediliyor. 
- Türkiye’de trafik kaydı yeni yapılan araçlarda da dizel sayısı önde seyrediyor.

Dizelin aracını yoğun şekilde kullananlar için faydalı olduğu, diğerlerinin ise benzinli bir otomobil seçmesi gerektiği kabul edilir. Sonuçta, dizelle çalışan bir otomobil, yüzde 25’e kadar daha az yakıt tüketirken benzinli otomobiller ise genellikle fiyat, sigorta ve işletme masrafları açısından sıklıkla daha ucuzdur. Almanya’da, modele bağlı olarak, dizelle çalışan bir otomobil yılda 15.000 kilometrenin üzerinde yol kat edildiği takdirde yapılan fazladan yatırımın karşılığını veriyor. Karşılaştırılabilir modellerde benzinli ve dizel araçlarda göze çarpan en önemli fark dizel aracı alırken benzinli araç ile arasında olan fiyat farkı. Araç ne kadar fazla yol kat ederse, dizel teknolojisinin sayesinde yapılan yakıt tasarrufu ile ilk yatırımınızı geri kazanma süreniz o kadar daha kısalıyor.

Her iki motor tipinin de güçlü olduğu noktalar var
Sürücüler hangi motor tipini seçeceklerine karar verirken salt yılda kaç kilometre yol kat edeceklerinden daha fazlasını dikkate almalılar. Bosch Türkiye Temsilcisi Steven Young konuyla ilgili “Her iki güç aktarma organının da farklı araç sınıflarında kendilerine has güçlü yönleri var. Modern bir benzinli güç aktarım organı kompakt otomobilleri dahi verimli hale getirirken gelişmiş bir dizel güç aktarım organı ise büyük bir steyşın vagonda tüketimi düşürüp, sürüş keyfini yükseltebilir” diyor. Diğer segmentlerde de benzer avantajlar bulunuyor. Her ne kadar modern benzinli güç aktarım organlarının cevap verme yeteneği bunların gösterişli spor arabalarda öne çıkmasına yardımcı oluyorsa da, dizel güç aktarım organlarının güçlü torku da bunları büyük SUV’ler için en iyisi yapıyor.

Türkiye’de yeni araçlarda dizel önde
Türkiye’de trafik kaydı yeni yapılan araçlara bakıldığında, araçların yüzde 58,8’inin dizel, yüzde 41,2’sinin benzinli olduğu görülüyor. 2013 yılında, Türkiye’de piyasaya sunulan binek otomobil ve hafif ticari modellerin sayısı ise, dizelde 230, benzinlide 213 olarak tespit edildi.

29 Ağustos 2014 Cuma

İsmail Kartal'ın İlk Derby Maçının Değerlendirilmesi

2014 Süper Kupa finali  oynandı. Fenerbahçe'nin penaltılar ile Galatasaray'ı yenerek elde ettiği Süper Kupa sonrasında akıllarda sadece Volkan'ın ceza alacak hareketleri ve artık rutin hale gelen taraftar taşkınlıkları kalacak.

Ersun Yanal'ın yakışıksız bir biçimde Fenerbahçe'den gönderilmesi sonrasında yardımcılıktan terfi ettirilen İsmail Kartal, dengeli bir yönetim gösterdi. Futbolculuk dönemindeki gibi sessiz, sakin bir mizaca sahip olan İsmail Hoca, çok da suya sabuna dokunacak gibi durmuyor. Ersun Yanal sonrasında düzenli takım iskeletine dokunmayan hatta Diego transferi haricinde herhangi bir yeni transfere imza atmayan Fenerbahçe'de oyun anlayış ve disiplininde hiç bir değişiklik görmedik. Eldeki mirası aynen koruyan İsmail Hoca, futbolcular ile var olan düzeyli anlayışı teknik direktör koltuğunda da sürdürüyor.

Kupa seremonisi sırasında, oyuncuların kupayı kendisine uzatması sırasında eline almak istememesi ve "siz hak ettiniz" tavırları, kişiliğindeki inceliği gösteriyor.

Standart takım disiplinini korumak zaten önemli bir profesyonellik gerektirir ve bunun İsmail Hoca'da olduğuna hiç kimsenin tereddüdü yoktur. Hele avrupa kupalarına katılmayacak bir Fenerbahçe için ekstra üstün özellikte bir hocaya da ihtiyaç duyulmayacağı düşünülmüş olabilir. Düşünülmüş diyoruz ama, aslında Aziz Yıldırım böyle düşünmüş olabilir demek daha doğru olur.

Asıl olası problemler, takıma yeni oyuncular katıldıkça ve eksildikçe yeni takım formatları oluşturulması gerektikçe ortaya çıkmaya başlayabilir. Örneğin Diego'nun takıma girmesi ile birlikte mevcut şablonda değişikliğe gidilecek mi, gidilmeyecek mi? Takımda nerede oynayıp ne kadar verim alınabilecek?

Bu arada takım kaptanlarının İsmail Hoca'ya desteği sürdüğü müddetçe yani oyuncular kazan kaldırmadıkça İsmail Hoca'nın koltuğu sallanmaz... ama ne zaman ki; üst üste birkaç yenilgi gelir, Ersun Hoca'nın mirası elden gidiyor söylentileri medyada kendine yer bulursa, Aziz Yıldırım'ın yine keyfi fikirleri İsmail Hoca'nın kariyerini belirler..
Artık en ufak bir sallantıda, Aziz Yıldırım  futbolcuların mı tarafında yer alır, yeni bir teknik direktör mü getirmeyi düşünür Allah bilir.

14 Ağustos 2014 Perşembe

Aziz Yıldırım Yüzünden Fenerbahçe'yi Bırakanlar Her Geçen Gün Artıyor

Aziz Yıldırım'ın despotik, tek kişi hakimiyetine yönelik sürdürmüş olduğu yönetim şekli, Fenerbahçe'yi ülkeden, ülkemizi Fenerbahçe'den soğutuyor. Yargıtay kararıyla geçtiğimiz aylarda Fenerbahçe'nin ve bizim kurtulduğumuzu düşünürken, yeniden yargılama sürecine dahil olmasıyla 1998 yılından beri hiç ayrılmadığı yöneticilik koltuğunda oturmaya devam ediyor. Yönetim kurulunun eğer onu yönetimden uzaklaştırmaya gücü yetmiyorsa, bu TÜM FENERBAHÇELİLERİN AYIBIDIR!

Fenerbahçe'nin tüm başarılarını kendi elde etmediği gibi, tüm başarısızlıkların sahibi de kendisi değildir. Bir başkanın görevi, yönetimde olduğu kurumun saygınlığını koruyarak işlerliğini sürdürmektir. Oysa Aziz Yıldırım'ın yönetimdeki varlığı bile artık, taraflı tarafsız tüm kişilerin tepkisini çekmekte ve Fenerbahçe'ye zarar vermektedir. Kendi hegemonyasını değil, söylediği gibi Fenerbahçe'yi düşünen bir kişi olsaydı, bu görevi çoktan bırakırdı.

Aziz Yıldırım, geçen 16 yılı aşkın süren Fenerbahçe'deki yöneticilik hayatına biraz olsun ara vermeli, dinlenmeli ve yeni yüzlerin, Fenerbahçe yönetiminde görülmesine fırsat vermelidir. Fenerbahçe sahipsiz değildir. Milyonlarca taraftarı olan bir kulüp, elbette kendi yöneticilerini seçebilecektir, seçebilmelidir.

En son yaşanan Ersun YANAL - Aziz YILDIRIM gerginliğinin sebep-sonuç ilişkisine hiç girmiyorum. Çünkü böyle bir polemiğin yaşanması bile, tek başına Fenerbahçe'lileri diğer kulüp taraftarları gözünde zor durumda bırakmıştır. Aziz Yıldırım'ın tavrı ve basın toplantısı, suçlaması, doğru olsa dahi; yöntem, yöneticilik tarzı, böyle olmamalıydı. Bu tavrın arkasında duran, istifa etmeyen, hala yöneticilik koltuğunda oturan sözde yöneticiler, FENERBAHÇELİ DEĞİLDİR; FENERBAHÇELİ OLAMAZ! Bu sözde yöneticiler, hala Fenerbahçe'ye gönül verenler sayesinde o koltuklarda oturduklarını unutmamalılar!

Ben, ailem, arkadaşlarım, şu ana kadar kaç kişinin Aziz Yıldırım ve yönetim şekli yüzünden Fenerbahçe'yi bıraktığını sayamıyorum bile.  Artık diğer takım taraftarlarına Aziz Yıldırım'ı savunmak zorunda olmaktan bıktık çünkü. Aziz Yıldırım diktatörlüğüyle, yöneticiliğiyle yıllardır Fenerbahçe'nin önüne geçti ve Fenerbahçe yaptıklarıyla değil, Aziz Yıldırım'ın yaptıklarıyla anılmaya, tanınmaya, sevilmeye, sevilmemeye, başlandı ve devam ediyor. Velhasıl, kendi ifadelerinde de yüzlerce kez yer aldığı gibi, Aziz Yıldırım FENERBAHÇE'DEN BÜYÜK DEĞİLDİR!